Ateşin Yobaz Elinde Sınanışı Unut/MADIMAK/lımda

Joomla Plugin
madimak 800 600
 
22 yıl önce insanlık dışı gerici, şeriatçı, faşistlerce tutuşturulan insanlık ve Madımak Oteli halen yanmaya devam ediyor. 2 Temmuz 1993’te 33 Can, 33 fidan, 33 aydın, yazar, şair ve genci yitirdi bu ülke toprakları. Madımak’tan yükselen çığlıklar ve dumanlar ülkenin dört bir yanından duyulur ve görülür oldu..
 
Ancak gerçekleşmeyen adalet sebebiyledir ki, sadece Madımak’tan değil, bu ülke coğrafyasının her karışından dumanlar tütmeye, çığlıklar gelmeye devam ediyor..
 
 
 
Osmanlının gerici, feodal ve baskıcı düzenine şiirleri, bağlaması ve devrimci, direnişçi düşünceleriyle başkaldıran Pirim Pir Sultan’ı darağacına gönderen zihniyet, aradan geçen yüzlerce yıl sonra bile, O’nun fikirlerinin yaşamaya devam ettiğini görünce tahammülsüzlüğü bir kez daha belli etti. Pir Sultan Abdal’ı şiirlerle, türkülerle, tiyatroyla anmak için Sivas’a giden aydın, yazar, sanatçılara, semahçılara da tahammül edemedi. Sivas Madımak Oteli devletin valisi, askeri, polisinin gözleri önünde ateşe verildi..
 
Selçuklunun Baba İshak ve Baba İlyas’a, Osmanlının da Abdal Musa, Şahkulu, Kalender Çelebi, Şeyh Bedreddin ve Pir Sultan gibi düzene baş kaldıran, haksızlıklara karşı halkın öncülüğüne soyunan önderlerimize tahammül etmesini zaten beklemiyoruz. 
 
Bu gerici düzenlere karşı halkları örgütlemiş bu büyük önderler, ya binlerce Alevi gibi kılıçtan geçirilmiş, ya da darağacına gönderilmiştir. Pir Sultan Abdal da, inancın, bilincin ve direncin sembolü olarak darağacına kendisi yürümüş, inancı, düşünceleri ve toplumu için serini vermiştir. Hızır Paşa’nın sadece bir dörtlükte bile “şah” sözcüğünü kullanmaması halinde kendisini affedeceği şeklindeki biatçı istemine:  
“Hızır Paşa bizi berdar etmeden / Açılın kapılar Şah’a gidelim
Siyaset günleri gelip çatmadan / Açılın kapılar Şah’a gidelim”    diye yanıt vermiş ve darağacına yürümüştür. 
 
İşte egemenleri korkutan tam da bu inanç, bilinç ve dirençtir. İşte bizleri Malya Ovasında, Tokat, Antalya, Ege, Koçgiri, Dersim, Maraş, Gazi ve Madımak’ta yakmalarının, katletmelerinin, bombalamalarının altında yatan gerçek de bu Kızılbaş duruşa karşıtlık ve düşmanlıktır.  
 
Öyle bir düşmanlık, öyle bir tahammülszülüktür ki, Şeyhülislamlar Kızılbaşlarla ilgili, “Kızılbaşların malı da, canı da, namusu da helaldir” fetvaları vermiş, sadece katletmekle kalmamışlar, aynı zamanda rütüellerimiz, dergahlarımız, pirlerimiz, hatta Alevi ozanların türküleri, deyişleri, hatta bağlamaları bile yasaklanmıştır. Ancak oegemenlerin unuttuğu çok önemli şey var. O da tarihin akışının hiçbir tiran, diktatör tarafından durdurulamayacağı gerçeğidir. Tüm baskılara, yasaklara, katliamlara rağmen 400 yıldan sonra bile Pir Sultan’ın deyişlerini, türkülerini, şiirlerini söylemeye ve bu büyük önderleri sahiplenmeye devam ediyoruz, edeceğiz. 
 
Eşit yurttaşlık hakkı elde edilinceye, Alevilik özgürleşinceye, asimilasyon politikalarından vazgeçilinceye kadar, her gün, bir önceki günden daha bilinçli, daha dirençli ve daha güçlü olarak bu mücadeleye ve sahiplenmeye, adalet aramaya devam edeceğiz. 
 
Madımak katliamında gerçek suçlular ve sorumlular, dönemin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, İçişleri Bakanı, Sivas Valisi, Genelkurmay Başkanı, Garnizon komutanı, Belediye Başkanı, Emniyet Müdürü, İtfaiye müdürü ve katliama bizzat karışmış, oteli ateşe vermiş olan katiller ile, onları kollayan, koruyan, saklayan ve savunan, iş sahibi yapan AKP zihniyetidir. Bunlar yargı önüne çıkartılıp adalet sağlanana kadar bu mücadele sürecektir.  
 
Madımak Katliamı, yüzlerce yıldan bu yana Mezopotamya ve Anadolu topraklarında asimile edilmek istenen, inkâr edilen, yok sayılan ve imha edilmek için katliamlara, soykırımlara tabi tutulmuş tüm Alevi ve Kızılbaşlarla birlikte ülkemizdeki aydın, yazar, sanatçılar, muhalif kimlikler ile ülkedeki tüm demokrasi güçlerine karşı yapılmış bir katliamdır. 
 
Katliamları örtbas edip suçluları koruyan, suçluların avukatlığını yapan, kimilerini ödüllendirip Bakan, Milletvekili, Belediye Başkanı yapan ve de Roboski’de, Gezi’de yeni katliamlar gerçekleştiren, bu tekçi, ırkçı, gerici zihniyet iktidardan uzaklaştırılmadıkça, Madımak yanmaya, Madımak’tan çığlıklar gelmeye devam edecektir. 
 
Madımak katliamı bir insanlık suçudur. İnsanlık suçlarında zamanaşımı olmaz. Bunun için kendisine adaletten, eşitlikten, insan haklarından, özgürlüklerden yanayım, demokratım, yurtseverim, devrimci ve sosyalistim diyen herkesi Madımak katliamının gerçek suçlu ve sorumlularının ortaya çıkartılması, yargı önüne çıkartılması, hesap vermesi için sürdürülen mücadeleye omuz vermeye davet ediyorum. 
 
Madımak’ı unutmadık, Unutmayacağız.
Unutmak İhanettir!
Madımak Oteli Utanç Müzesi olacaktır!
 
Erdal YILDIRIM
26 Haziran 2015
 
Saturday, 21 Eylül 2019

DUYURULAR

AVRUPA PANELLERİ

******

1-) DANİMARKA AARHUS 

Aarhus Alevi Kültür Merkezi

 

3 Mayıs Cuma 18:00 

 

"DERSİM TERTELESİ ve ALEVİ KATLİAMLARINI KONUŞUP

MAYIS AYINDA YİTİRDİĞİMİZ  68 ÖNDERLERİNİ" ANACAĞIZ.

  Aarhus DK Panel afii

ADRES: BREDSIFTEVEJ 8, 8210 AARHUS

 

Not: 4 Mayıs Cumartesi Saat 10:00'da HEDENSTED AKM'de Kahvaltıda buluşalım. 

Tüm canları, dostları, yoldaşları bekleriz.

 ******

 

2-) ALM./BREMEN 

 

5 Mayıs Pazar  13:00

Bremen Cemevi 

 

"DERSİM SOYKIRIMI ve MAYIS ŞEHİTLERİ" PANELİ  

 Bremen panel afii 05.05.2019

 

Adres: Breitenweg 41, 28195 Bremen 

Tüm canları, dostları, yoldaşları bekleriz.  

****** 

 

4-) ALM./HAMBURG

 

6 Mayıs Pazartesi  18:30

"DERSİM TERTELESİ VE 68 ÖNDERLERİ" Paneli 

 Hamburg panel afii 06.05.2019

Adres: Nobistor 33, 22767 Hamburg

Tüm canları, dostları, yoldaşları bekleriz.

******

 

Makale Görünüm Sayısı
314406