Murtaza Demir’in, ikinci İzzettin olma hayali

Joomla Plugin

Murtaza Demir

2 Temmuz 1993 Madımak katliamındaki sorumluluğu, veremediği soruların yanıtları, verilmeyen hesapların lekesi üzerine yapışmış Murtaza Demir, Alevi düşmanları ağzıyla, 30 yıldır Alevi örgütlülüğüne özveriyle emek veren, mücadele eden, yılmayan, bu uğurda bedeller ödeyen, hakkında bizzat cumhurbaşkanın emirleriyle mahkemelerde davalar açılan, yine verilen emirlerle hukuksuz bir şekilde Milletvekili olması engellenen, AABK Onursal Genel Başkanı Turgut Öker cana çirkefçe saldırmayı kendine görev edinmiş, ve kendisine bu görev verilmiş olduğu için bir yazı kaleme almış.  

Ve "adı bunca büyük kurumum, Alevilikle ilgili hizmeti olsa… Alevi dilini-edebiyatını kullansa… Felsefi derinliğini araştırsa, su yüzüne çıkarsa, barıştırsa, kadim ecdat Yol’unu yürütse, tanıtsa, örnek olsa" diye de aklınca Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve bağlı kurumları küçük göstermeye çalışmış..  

Oysa AABK, Turgut Öker ve arkadaşları, yoldaşları öncelikle Avrupa'da bir çok ülkede Aleviliğin kendi ritüelleri, kuralları, kendi ibadet şekli olan bağımsız bir inanç, bir yol olduğunu kabul edilmesinde; 

- Almanya'da 3 üniversitede Alevilik kürsüsünün kurulmasında, 

-Almanya'daki eyaletlerin birçoğunda Alevilik derslerinin eğitim-öğretim programı içinde yer almasında,  

- Madımak, Maraş ve Çorum katliamı yıldönümleri protesto, kınama etkinliklerinin bizzat bu katliamların olduğu kentlerde gerçekleştirilmesini savunmuş, öncülük etmiş ve bu şekilde söz konusu yerlerde binlerin, onbinlerin katıldığı mitingler gerçekleştirilmesinde öncülük etmişlerdir. 

Murtaza Demir, egemenlerin kendisine verdiği görev sonucu, seviyesiz bir dil ve de her türlü düşkünlük mertebesinde olan kimi işbirlikçilerin söylem tarzıyla saldırılarını sürdürmüştür. Ancak bunun sebeplerini de araştırmak, bildiklerimizi Alevi kamuoyu ile de paylaşmak sorumluluğumuzdur.. 

Alevi düşmanı egemen tekçi zihniyet, hepimizin bildiği gibi son yıllarda yurtdışında Aleviliğin asimile edilmesi için çeşitli yol ve yöntemler denedi. 

Gün geldi Derviş Tur, İzzettin Doğan ve Gri pasaportlu dedeleri devreye soktu, İran Şiileri ile birlikte hareket etti.. 

Gün geldi, yurtiçinde de Tunceli Cemevi yöneticileri ve bazı başka kurumların yöneticilerini devreye sokarak bu politikaları sürdürdü.. 

Murtaza Demir de, kendisine verilen görevlerden birisi gereği, Avusturya’ya son 6 ayda 4 kez gitti. Bu gidişlerde Viyana, Insbruck ve başka şehirlerde seminerler verdi. Aleviliği, Avusturya Alevi Birliği adı altında İslamlaştırmak isteyen ihanetçi – asimilasyoncu kesimlerle sıkı işbirliği içinde oldu. Bu kesimden “öğrenci bursu” adı altında belli meblağlar alındığı da biliniyor.. 

Murtaza Demir, Belediye başkanlığı döneminde Karacaahmet Dergahını yıkmak için iş makinelerini, dozerleri, kepçelerini kullanan, sonraki yıllarda da Aleviliğin asimile edilmesi için büyük uğraş veren, Temel Hak ve Hürriyetlerle, Zorunlu Din Dersleri, Köylerin boşaltılması / insansızlaştırılması için açılan davalarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını dahi uygulamayan Cumhurbaşkanın söylediklerini adeta bir papağan gibi yinelemiştir. 

Murtaza Demir, Alevi örgütlülüğü için bunca emek vermiş Turgut Öker'e veya başka değerlerimize, kurumlarımıza saldıracağına, sıradan bir insanın olması gereken dürüstlük ve etik ilkeler gereği, öncelikle Madımak katliamındaki sorumluluğunun hesabını önce Madımak Şehitleri Ailelerine, sonra da Alevi toplumuna vermelidir. 

Murtaza Demir’in politik olarak belli etik değerlere sahip olmadığının yanında, özel hayatında da ahlaksızlıkla suçlandığını, bu konuda kendisiyle ilgili yüz kızartıcı suç isnadı ve iddiaların olduğunu da biliyoruz. 

Bizler, Murtaza Demir'in Pir Sultan Abdal Kültür Derneğinin (PSAKD) genel başkanı olduğu yıllarda kurumumuzu, ırkçı, faşist ve egemenlerin sözcülerinden, devrimci sol sosyalist Kürt ve Alevi düşmanlığı tescillenmiş Doğu Perinçek gibi fırıldaklara peşkeş çektiğini de biliyoruz. 

Bizlerin, örgütümüze sahip çıkması sonucu Murtaza Demir, genel başkanlıktan indirilince, onun nasıl paranın, rantın peşine düştüğünü, bireysel ikbal için 2 Temmuz PSA vakfını kurduğunu, PSAKD'yi Banaz'a bırakmadığını, Banaz'ı sadece bir rant gibi kullanmaya çalıştığını, Alevileri Pir'den ve Bana’dan uzak tutmak için nasıl çabaladığını da biliyoruz. 

Bizler, bugün Murtaza Demir'in ikinci bir Izzettin Doğan'lığa soyunduğunu, soyundurulduğunu, bu misyonla Aleviliğe, Alevi örgüt yöneticilerine kin ve nefret kustuğunu da gördük ve unutmadık, unutmayacağız da. 

Murtaza gibi piyonların söyleyeceği milyonlarca Alevi'nin nezdinde herhangi bir değeri yoktur. Ve daha önce de söylemiştim, yine söylüyorum. Rüzgar ne kadar sert eserse essin, sadece kayadan toz alır.. Turgut Öker bizim önemli bir değerimizdir. Öyle de kalacaktır... 

Erdal YILDIRIM

30 Ocak 2019

 

Tuesday, 19 Kasım 2019

DUYURULAR

"ÇATLAĞINI BULAN YAZILAR  
Ezilenlerin Mücadele Tarihi"  adlı kitabım Babek Yayınları'ndan çıktı!
 

SİPARİŞ İÇİN: 

Makale Görünüm Sayısı
324212