Alevilikte ve Toplumsal Yaşamda Müsahiplik

Joomla Plugin

musahiplik

Alevilik, binlerce yıllık bir tarihi olan doğa ve insan eksenli, “ateş, su, toprak, hava” gibi dört temel element ve varlığın birliği düşüncesi üzerinden şekillenen, bilimi, ışığı, sevgiyi merkezine alıp başta insan olmak üzere tüm canlı varlıkları kutsayan, Hakk’ın yansımasını insanda, insanı Hakk’ta bulan, kendine özgü ritüelleri, kuralları, ibadet şekilleri olan, insanla, sosyal yaşamla ilgili sorulacak tüm sorulara da yanıtları olan, felsefi, evrensel bir düşünce, bağımsız doğal bir inanç ve paylaşımcılığı ön planda tutan aydınlık bir yol’dur..

 Bu yolun en temel ritüelleri,

-   Alevi toplumunun birlikteliği, simgesel olarak mahkemesi olan “Cem Ayini veya Erkânı”,

-  Alevi ibadetini söz ve müziğin birlikteliğinde Hakka ulaşmayı anlatıp, coşkunun dışa vurumunu yansıtan “Semah”,

-   Çeşitli nedenlerle işlenmiş suçların değerlendirilmesinin yapılması sonucu, suçun niteliğine göre bir ceza verilmesi ile hayat bulan Düşkünlük”,

-   Bireylerin, kendine, topluma ve doğaya karşı yaptığı yanlışlardan dolayı hesap vermesini, çözümünü öngören ve toplumdan rızalık alınmasını sağlamak için Pir huzurunda gerçekleştirilen “Dara Durma”,

-   Alevilik inancının en önemli ritüellerinden biri de, aynı zamanda toplumsal bir karşılığı da olan, “İkrâr Verme, Kardeş (yol kardeşi) edinmek anlamına gelen   “Müsahiplik”tir.

 

Müsahiplik, Alevi dünyasında - toplumunda dayanışmayı arttırıp güçlendiren, paylaşmayı öne çıkaran, kardeşlik ve yoldaşlık duygularını geliştiren ve bu duygu ve düşüncenin sürekliliğini sağlayan bir ritüeldir. Müsahiplik, sadece 2 aileyi değil, birbirlerinden uzak, hatta birbirlerine mesafeli, araları bozuk olan, kavgalı aileleri de birbirine yakınlaştırır. İkrâr sonucu bu küslük ve mesafe ortadan kalkar.  

 

Müsahiplik, biyolojik, kan yolu ile akrabalıktan / kardeşlikten daha farklı, sosyal, toplumsal özel bir mistik değeri olan, kişilerin özgür iradesiyle de gerçekleşen, bir ömür boyu sorumluluk, yükümlülük ve kurallarıyla devam eden bir ritüeldir. Müsahip eşler birbirinin kardeşi, çocukları da kendi çocukları sayılır. Kan bağı olan amca, teyze, hala, dayı çocukları birbirleriyle evlenebilir, ancak müsahip çocukları asla birbirleriyle evlenemez.


Müsahip kişilerden, biri aç ise, diğerinin tok olması olmaz. Birinin sorunu, sıkıntısı varken diğeri kendini o sorunun, sıkıntının sonuçlarından ayrı tutamaz, ayrı düşünüp davranamaz. Aynı anne babadan olan kardeşlerin rızkı, gelirleri farklı olabilir. Ancak müsahiplerinki farklı olamaz. Eşit olmaları için, maddi durumu iyi olan iyi olmayana verir. Yani sosyal, ekonomik yaşamın her alanında birbirlerine yardım ederler. Bunlar olmazsa zaten müsaihiplik ikrarı da bozulur ve müsahiplik düşer.

 

 

Müsahiplik seçimi, genel olarak bireylerin kendi özgür iradesiyle olabileceği gibi, bireylerin anne-babalarının, pirlerinin, rehberlerinin, mürşidlerinin düşünceleri, görüşleri alındıktan sonra da gerçekleştirilebilir.

 

İlkesel olarak “müsahip” kişilerin, ekonomik, kültürel ve sosyal statülerinin birbirlerine yakın olması, sürecek olan müsahiplik ilişkisine katkı sağlayacağı öngörülür. Değilse bile, malı, parası, statüsü daha iyi olan diğerine vermek zorundadır. Ancak özellikle 1960’lardan sonra başlayan kentlere, ülke dışı göçlerden sonra,  Kentleşme ile birlikte birçok ilke ve ritüelde olduğu gibi Müsahiplik ritüelleri de bir şekilde zayıflamış bir durumdadır.

 

Müsahip olma kararı alındıktan sonra bu karar bireylerce “Mürşit”, “Pir” ve “Dede”lerine bu karar iletilir. Ve bunun sonucunda da inanç önderleri önünde bir “ikrâr töreni”, yani müsahiplik töreni gerçekleştirilir.

 

Müsahip olan kişiler, ki genelde evli iki çift, ikrâr töreninde malı mala, canı cana katar öyle ikrar verirler. Ve o andan itibaren 4 ayrı can değil, tek can vardır. Yani, artık “sen – ben” yok, “biz” vardır. Bu “müsahiplik ikrârının” verilmesi töreninden sonra “biz” ilkesi sonsuza dek sürecek, nefse, yani “eline, beline, diline” sahip, her can sorumluluklarının bilincinde olacak şekilde yaşayacak demektir.

 

 Yukarıda anlatılan Müsahiplik ilke ve prensiplere bakıldığında, Aleviliğin de kimi diğer doğal inançlarda olduğu gibi komünal, dayanışmacı, paylaşımcı, eşitlikçi bir yaşamı, felsefeyi de içinde barındırdığı, özel mülkiyetin olmadığı, doğaya, doğadaki tüm canlılara değer verdiği açıkça görülecektir.

 

Başka bir deyişle, Nazım Hikmet’in Şeyh Bedreddin Destanındaki “Hep bir ağızdan türkü söyleyip / Hep beraber sulardan çekmek ağı / Demiri oya gibi işleyip hep beraber /  Hep beraber sürebilmek toprağı / Ballı incirleri hep beraber yiyebilmek / Yarin yanağından gayrı her şeyde, her yerde, hep beraber diyebilmek” sözleriyle formüle edilebilecek olan Alevilikteki Müsahiplik kurumu, aynı zamanda toplumdaki mazlumları, ezilenleri, zalime karşı birbirleriye “yol kardeşliği”, “yol yoldaşlığı” yapmayı da benimsemiş bir ritüeldir. Aşk ile….

 

Erdal YILDIRIM

 

7 Şubat 2019, İstanbul

 

Not: Semah Dergisi (44.sayı - Nisan ) yayınlandı...

Saturday, 21 Eylül 2019

DUYURULAR

AVRUPA PANELLERİ

******

1-) DANİMARKA AARHUS 

Aarhus Alevi Kültür Merkezi

 

3 Mayıs Cuma 18:00 

 

"DERSİM TERTELESİ ve ALEVİ KATLİAMLARINI KONUŞUP

MAYIS AYINDA YİTİRDİĞİMİZ  68 ÖNDERLERİNİ" ANACAĞIZ.

  Aarhus DK Panel afii

ADRES: BREDSIFTEVEJ 8, 8210 AARHUS

 

Not: 4 Mayıs Cumartesi Saat 10:00'da HEDENSTED AKM'de Kahvaltıda buluşalım. 

Tüm canları, dostları, yoldaşları bekleriz.

 ******

 

2-) ALM./BREMEN 

 

5 Mayıs Pazar  13:00

Bremen Cemevi 

 

"DERSİM SOYKIRIMI ve MAYIS ŞEHİTLERİ" PANELİ  

 Bremen panel afii 05.05.2019

 

Adres: Breitenweg 41, 28195 Bremen 

Tüm canları, dostları, yoldaşları bekleriz.  

****** 

 

4-) ALM./HAMBURG

 

6 Mayıs Pazartesi  18:30

"DERSİM TERTELESİ VE 68 ÖNDERLERİ" Paneli 

 Hamburg panel afii 06.05.2019

Adres: Nobistor 33, 22767 Hamburg

Tüm canları, dostları, yoldaşları bekleriz.

******

 

Makale Görünüm Sayısı
314434