Firik Dede'nin Suskunluğu Zulme İsyandır!

Joomla Plugin
firik dede-dersim-etrafca

Dersim’in önemli bilgelerinden olan ve Dersim tarihinin, kültürünün, coğrafyasının önemli tarihi kişiliklerinden biri olan Firik Dede’yi anlatmaya çalışmak, yaşadığı acıyı anlayabilmek ve O’nu anlatabilmek o kadar zor ki..

  

Firik Dede’nin yaşamı boyunca karşılaştığı acılar, Dersimlilerin ve O’nun yaşadığı soykırıma, sonrasına, yaşanan travmalar, ayrıca oğlu Behzat Firik’in gözleri önünde yakılarak katledilmesi, yıllarca bu acı nedeniyle yaşadıklarına nereden başlamalı, nasıl anlatmalı bilemiyorum.

  

Ovacık 1909 doğumlu olan Firik Dede, küçük yaşlarından itibaren babasıyla birlikte Jar-u Diyarı adım adım, köy köy dolaştı. Cem’lerde sazıyla sözlüyle yıllar yılı pişti, ustalaştı ve bir bilgeye dönüştü. Firik Dede, (Firik Bava) eğitimini babasından, yürütülen cem’lerden, Alevi ‘ocak’ kültüründen ve tanıştığı Pir, Dede, Analar, Mürşit ve bilgelerden alıp yaşamın içinde pişti ve İnsanı Kamil noktasına, sırrına erişti.

 

Firik Bava, Aleviliğin, Rea Hak inancı ve ibadetinin Cumhuriyet döneminde de yasaklı olduğu yıllarda (3 Mart 1924 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu.. Ardından da 30 Kasım 1925 tarihinde Tekke ve Zaviyelerin kapatılması kanunu çıkarıldı. Uygulamada sadece Alevi Tekke ve Hace Bektaş Medresesi kapatıldı) babasıyla birlikte dolaştığı, mihman olduğu evlerde, köylerde Pirlerden, bilge kişilerden çok şey öğrendi. Yol aşkıyla Cem tuttu, bağlama çalıp söyledi. Aydınlanıp öğrendi, dağarcığına aldıklarını paylaşıp öğretti..

 

Alevi Cem törenlerinin yasaklanması dışında Alevi Pirleri, Ana, Babagan ve mürşitleri “büyücü, muskacı, üfürükçü” denilerek hapsedildi. Kimisinin sakallarının bir tarafı kesilip teşhir edildiler. Firik Dede de birçok kez ihbar edilip, sürgüne yollandı. Zindana atıldı, ancak Yolu asla terk etmedi ve asla biat edip, teslim olmadı.. Her fırsatta bu yolun ritüellerini, öğretisini insanlara anlatmaya devam etti.

 

O yıllarda yaşadığı bunca acı, zulüm ve yasaklar Firik Dede’nin asla yolu sürdürmesini engelleyemedi, inancını ve direncini kıramadı. Ona diz çöktüremediler..

 

Ancak oğlu Behzat Firik’in katledilmesinde yaşadıkları dayanılır gibi değildi. “Kulaksız yüzbaşı” lakablı işkenceci katil Aytekin İçmez’in oğlunu ağaca bağlayıp, gözlerine kasatura ile mil çekmesi, Behzat’ın vücudunu dağlaması ve diri diri yakarak öldürmesi, Firik Dedenin yaşam ile ilgili direncini önemli ölçüde kırdı… Firik Dede bu acıdan ötürü yas tuttu ve sakallarını asla kesmedi. Hiç kimse O’nun bir daha gülümsediğini dahi görmedi.

 

Hakka yürüdüğü tarihe kadar “oğlum Behzat cayır cayır yanarken yağmayan yağmura, oğlumun yanışını izleyen gökyüzüne, şimşekler çaktırıp onu söndüremeyen ilahi gücedir isyanım. Yağmur neden yağmadı, kar neden yağmadı” diyerek isyanını dile getirdi ve 10 Temmuz 2007 tarihinde hakka yürüyüp yıldızlarla buluştu.

 

 Anısı önünde bir kez daha saygıyla eğiliyorum…

 

 

Erdal Yıldırım

10 Temmuz 2019

Tuesday, 19 Kasım 2019

DUYURULAR

"ÇATLAĞINI BULAN YAZILAR  
Ezilenlerin Mücadele Tarihi"  adlı kitabım Babek Yayınları'ndan çıktı!
 

SİPARİŞ İÇİN: 

Makale Görünüm Sayısı
324227