Dersim'de Alman ve İngiliz Kimyasalları

Joomla Plugin

dersim soykirim

Dersim’de sadece 1937-38 de zehirli maddeler kullanılmadı. 1940 yılında da kullanıldığı tespit edildi. Dêrsim soykırımına doğru giden yıllar ve bu yıllardaki silah, uçak alış-satışları; Osmanlı-Türk yöneticilerin Avrupa Devletleri ile olan askeri ilişkileri incelenmeye değer. İnceledikçe, askeri ticaretin, diplomasinin yapıldığı yılları, alınan-satılan silahları miktarlarıyla görebilmek mümkün oluyor. Dosyalar açıldıkça imparatorlukların, kapitalist-emperyalist devletlerin, Osmanlı-Türk imparatorluğu veya devletinin savaş suçlarına ortaklıkları da belgelenebiliyor. Silahları satan imparatorluk, devlet yetkilileri, silahları alanların barışa hizmet amacıyla alıcı olmadıklarını da biliyorlardı. Silah alımında kullanım amaçları bellidir. Silah, savaş, suç birbirleriyle bağlantılıdır.  Osmanlı-Türk-Ittihad-i Terakki Partisi yöneticilerinin, Fransa, Almanya ilişkileri silah satışları ve özellikle Kemalist dönem iyi araştırılmalıdır. 


Alman Nazileri, 1.Dünya Savaşında (1914-1918), 1915’de Fransızlara, Belçikalılara ve İngilizlere yönelik olarak kimyasal silahları kullandılar. Savaş sürecinde kullandıkları kimyasal silahları Osmanlı İmparatorluğunu bu savaşa ortak eden Ittihat-ı Teraki Partisi yöneticilerine de verdiler.  1.emperyalist Paylaşım Savaşında ve sonrasında TC Ordusunda görev yapan Alman subay ve generaller, TC yi yöneten askeri liderler ile fazlasıyla yakın bir ilişki içindeler. Hem Kaymakam Şerif Bey, hem de İsmet İnönü hatıralarında bunlardan bahseder.


Almanya, İngiltere, Fransa, Avusturya, İtalya, Amerika, Çekoslovakya, Polonya, Rusya devletleri Osmanlı-Türk Devleti yani TC yöneticilerine, borbardıman uçakları, tanklar, otomatik silahlar sattılar. Ayrıca kendi elemanlarını da göndererek sınırları çizilen TC’de kullanılacak silahlar için kimyasal maddeler üreten fabrikaların kurulmasına, uçakların monte edilmesine de katkı sağladılar. Savaş pilotu eğitimi verilmesi ihtiyacı içinde destekler verdiler. Kendi eğitmen pilotlarını görevli olarak göndererek, TC okullarında de pilot eğitimi verdiler. 


tsk-ucak

Savaş pilotlarının görevleri bellidir. Kürdistan`da belirtilen noktalar, sivil halk bombalanacaktır. Ormanlar yakılıp, sular, bitkiler, gıda maddeleri zehirlendirilecektir. Emperyalist-kapitalist devlet görevlilerinin verdikleri desteklerle savaş suçları işlenecektir. Jenosidlere yenileri eklenecektir. 
1920 sürecini ele alacak olursak, TC’yi yönetenlerin satın aldıkları silahları, 1921’de Koçgiri, 1925’te Çewlik, Reşkotan - Raman, Sason, 1926’da Ağrı, Dêrsim, 1927’de Mutki, Ağrı , Bicar, 1929’da Siirt, Tendürek, 1930’da Savur, Zilan, Oramar, Ağrı, Pilemori, 1937–1938’de Dêrsim’de kullandılar.

Sadece 1925`te, 350 saatlik bir süre içinde, 350 ton bomba kullanılarak ülkemiz bombalanır. 
Düzenlenen bir raporda 1-13 sayfalara kadar askeri fabrikalarla ilgili bilgiler verilmekte. Raporun 6. sayfasında Almanların Ankara Mamak’ta 1925 yılında kurdukları ve idare ettikleri fabrikada TC Ordusu için gaz maskeleri üretildiği açıklanıyor. Bir başka fabrikada ise özellikle sadece el bombalarının imal edildiği belirtiliyor. Bu üretim, bombaladıkları yerlerde zehirli gazlar kullandıklarını da ispatlıyor. TC Ordusu mensupları, jandarma birimleri zehirli gazları kullanıyorlardı ki, kendi personellerini korumak amacıyla gaz maskelerini üretiyorlardı. 
7. sayfada ise, “Ankara`nın 40 Km. Doğusunda Küçük Yozgat’ta 1929 yılında bir Fransız sosyetesi tarafından kurulan fabrika iflas etti. TC’yi yönetenler fabrikayı satın aldılar. 1931 itibariyle ordu silahları için kimyasal maddeler üretilmeye başlanıldı. TC yetkilileri bu fabrika için Alman devletinden kimyasal maddeleri en hızlı üreten makineler satın aldılar. 5 fabrikadan oluşan bu birimdeki bölümler, ‘kimya, nitroselüloz, dinamit, siyah pudra, çakmak ateşlemeden” oluşmaktadır. Macar uzmanlar yenileme, düzenleme yapmakla görevlendirildiler. 
Bu makineler aracılığıyla 24 saatte, 1.500 kg tritol, 8 saatte 2.000 kg dinamit, yine 8 saatte 1.000 kg nitroclycerin üretiliyordu. Bu miktarların yükseltilmesi amaçlanıyor. Nitroclycerinin 1.500 kga, tritolun 3.000 kga çıkarılması hedefleniyor. 


Ayrıca bir başka fabrika da inşa edildi. Burada da patlayıcı maddeler üretilecek. Amaç; 8 saate 500 kg patlayıcı nitroglyo, 8 saate 700 kg patlayıcı nitrocellulose, 24 saate 10 ton sülfirik asit üretmek. Ankara Mamak`taki gaz maskesi üretilen fabrika daha önce “Alman Auer Evi” isimli kurum tarafından Kızıl Haç`a hizmet sunması amacıyla yapıldı. 1937’ye kadar TC Ordusu Alman endüstrisinden gaz maskesi satın alıyordu. Kasım 1935’de çalıştırılmaya başlanılan bu fabrikada gaz maskeleri üretildi.  8 saatte 100.000, 24 saatte 300.000 adet maske yapımının imkan dahilinde olduğu açıklanıyor. 

Fransız Elçiliğinde görevli askeri ataşenin düzenlediği bir başka raporun 9.sayfasına göre, Ekim 1933’de Sovyet yetkilileri, Türk Havacılığına 3 tane RP iki kişilik, tek motorlu 700 beygirlik uçak hediye ettiler. Aynı raporun 15. sayfasındaki tabloda 1924-1936 arasındaki uçak alım sayısı ayrıntılı olarak veriliyor. Ayrıca ‘Havacılık / uçak okulu,  ‘Eğitim Uçağı, Keşif Uçağı, Avcı Uçağı, Su üstü Uçağı. 1-hala teslim edilmemiş. 2- 15 tanesi teslim edilmemiş. 3- 20 tanesi teslim edilmemiş. 1929 yılında TC’nin Satınalma bütçesine, savunmaya ayrılan pay 3.456.814 TL’dir. 1929’da alınan uçakların çoğu Fransız malıdır. SMOLIK uçak firması uçaklarını satmak için fiyat düşürdüğü gibi, uzun vadeli satış önerilerini de sunar. BLERIOT, NIEUPORT firmaları 1931`de uçak satışlarını arttırırlar. A.B.D. firması KURTISS ise 24 uçak satar.


Bir başka raporda Türk Ordusunun silahlandırılmasından bahsedilir. Türk Hükümeti 60 P.Z.L Polonya avcı uçağını sipariş verir. Bu 60 uçak 25 Eylül’den, Nisan 1937`ye kadar olan süre içinde teslim edilecektir. Uçaklar beşer, beşer teslim ediliyor. Yapımcı firma 60 uçaktan 40’ınıı yapıp teslim edecek, 20 tanesi ise Césarée (Kayseri) de monte edilecektir. Kayseri’deki fabrikada uçak montajı, tamiri yapılabilmesi için daha önceden gerekli olan aletler de alınır. Polonyalı mühendisler bir yıllık süre için de 20 uçağın montajını gerçekleştirirler. P.Z.L firmasının Polonyalı yöneticileri Ankara’daki hükümet yetkilileriyle görüşme konusu: “Arama – Tarama - Keşif Uçaklarının Türkiye’ye satışı.” 


Sadece TC Ordusunun 1932-1939 yıllarını kapsayan askeri harcamalarına ve bütçesine göz atmak Dêrsim sürecini algılamayı kolaylaştıracaktır. Genel bütçenin büyük bir kısmı askeri harcamalara ayrılıyor. Fransa Genelkurmay görevlileri tarafından kendi merkezlerine raporlar halinde verilen bilgiler yıllık harcama miktarlarını öğrenmemizi sağlıyorlar.


Haziran 1937 tarihli bir başka Fransa Genelkurmay raporuna göre de T.C. Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı güçlere karşı, Zel Dağı eteklerinde silahlı mücadele veren Kürd savaşçıların sayısı 26.500’dür. Aynı döneme denk düşen Fransa Genelkurmay raporuna göre “Türkiye, ABD’ye 20 adet Martin bombardıman siparişi verdi. 20 -08-1937 Ekim ayında 16 bombardıman uçağı TC’ye teslim edildi.”

“T.C. yöneticileri 45 tane Hamilka Vulte marka bombardıman uçağını sipariş etti. Türkiye devleti yöneticileri Miralay Enver’i A.B.D.ye gönderdiler ki 65 uçağı alıp, getirsin. Kurulan montaj fabrikasında 15 Gotha uçağı ile 20 P.Z.L. uçağı monte edildi. Ayrıca 40 P/Z/L/ uçağı getirilip Türk devlet yetkililerine teslim edildi.” 


Fransız Elçilik yetkililerinin yaptıkları bilgilendirmeye göre, Almanya, 45 adet Heinkel marka uçakla birlikte, 30 adet Gotha marka uçağı Türkiye’ye sattı. Bunlardan 15 adet getirilip teslim edildi. Diğer 15 adeti de Kayseri Montaj fabrikasında monte edildi. Bunlara ek olarak Türk Kuşu Derneği 15 adet Pocke - Wulf marka uçağı satın aldı.

Türkiye, Polonya’dan 60 adet P.Z.L marka uçağı satın aldı. Bu uçaklardan, 40 adeti Türkiye’ye getirildi. 20 adedi ise Kayseri’de, fabrika’da montaj edildi. Ayrıca İngiltere, Türkiyeye 4 adet Haviland uçağı ile birlikte, 15 adet Bristol marka bombardıman uçağını da sattı. 

 
A.B.D.’li yetkililerin, 20 adet Martin marka bombardiman uçağı ile 45 adet Vultee marka bombardıman uçağını Türkiye’li ilgili kişilere satmalarıyla Türkiye’nin elindeki bombardıman uçak sayısı 203’e yükseldi.” 


Mustafa Kemal, 1936’da İngiliz Kumandan Lée ile üç yıllık bir sözleşme imzalar. Kendisi, Dersim Jenosidi sırasında bu kumandanın pratiklerinden yararlanır. M.Kemal “ 20 adet Gleen Martin marka uçak siparişs etti. Bizzat Albay Fenimoore dört uçağı götürüp T.C. yetkililerine teslim etti.” 


Ekim ayında 5 adet (Focke Wulf) marka uçak satın alınır. Sabiha Gökçen-Mustefa Kemal’in evlatlığı ve iki pilot daha birlikte Angora, Gonya, Adana, Diyarbekir, Xarput-Elaaziz, Césaré (Kayseri), üzerinden bombardıman manevralarına katılırlar. 1937 de, 6 Haviland marka “Tiger Rapide” çok hızlı jet uçakları satın alınır. 


Dersim savaşında Dersimliler tarafından 2 adet Breguet uçak düşürülür. “Türkiye altı ayda bir hayli uçak kaybetti” Dersimli savaşçıları 2.11.1937’de pilot Ekrem ile uçak mekanisyenini birlikte öldürürler. Bu gelişme üzerine TC’yi yönetenler bombardıman uçaklarının bizzat ingiliz pilotları tarafından kullanılmasına karar verir. 

Fransa büyükelçiliğinin verdiği bir diğer raporda “Türkiye bunun üzerine 125 uçak sipariş etti. Bunlardan 34 tanesi Bréguet, 10 tanesi Smolik, 6 tanesi Focke- 4 Heinkel, 14 tanesi Kurtise, 29 tanesi P.Z.L...Böylece iki, üç yıl da Türkiye 400 uçağa sahip oldu.”  Fransa Konstantinopolis Büyükelçisi Henri Ponsot`un, Fransa Dişişleri Bakanı Yovon Dembos’a gönderdigi 19.9.1937 tarihli mektubunda, “Şu anda Türkiye’nin elinde 200 bombardıman uçağı ile 350 pilotu var. 1936-1937 taaruzu için Türkiye 30 milyon TL bütçe ayırdı. Buna ek olarak Türkiye, A.B.D.` den 20 adet Glenn L.Martin marka uçak sipariş etti. Her uçak 1.000 kilo bomba taşıyor. Türkiye her yıl 305 uçak satın alıyor. Meclis başkanı ise; yılda 500 uçak azdır diyor.” 

Ocak 1938 de hazırlanan bir rapor da uçak sayıları veriliyor ve özellikler belirtiliyor. 

Askeri bombardıman uçağı; 20, 

Deniz kuvvetlerine bağlı uçak;1, 

Avcı uçağı; 79, 

Casus, bilgi toplama ve bombardıman uçağı; hava kuvvetleri 66, deniz kuvvetleri; 10. 

Hava kuvvetlerinde toplam 165, 

Deniz kuvvetlerinde ise 11 uçak bulunmakta. 

Manevra alanı, Ağustos 1938’de Dêrsim de manevra alanı ve nüfusla ilgili değerlendirme de:

Manevra alanı, 1938 de Türk Ordusu`nun büyük manevrası yüksek dağlık Dersim bölgesinde yapıldı. Büyük askeri manevralar yukarıda, kuzeyde Fırat Irmaği boyunca ve Erzincan arasında, aşağıda öte tarafta güneyde Elaziz’a (eski Xarput) kadar devam etti. Ön Asya’nın ortasındaki bu iyi savunma, korunma noktasında dağların yüksekliği 3.000 metreyi geçiyor. Çok fazla ağaç yok. Dicle Irmağına karışan suların çoğu Dersim bölgesinden çıkmaktadır. Derin vadiler, Dêrsim’e gidişi, girişi engelliyor. Ağaçtan yapılmış olan köprüler başkaldıranlar tarafından kullanılmaz duruma getirilmiştir. Devlet şimdi betondan köprüler yapıyor. İki ana yol bitmek üzere. 1.yol Erzincan`ın kuzeyinden Palo’ya, diğeri ise Batı, Doğu Elaziz’e kadar. Dersim nüfusunun 500.000 kişiden oluştuğunu düşünüyoruz. 


Operasyonu-manevrayı yöneten komutan Kazım Orbay’dır. Operasyondaki amaç, “Bütün manevraların amacı Kürd direnişçilerinin toptan imhaları ve ortadan kaldırılmalarıdır. 1937`deki toptan bastırma hareketinden sonra, Dersimliler Nisan 1938`de yeniden silah toparlamayı başardılar.


Diğer taraftan bu manevra şunlara olanak verebilir; Piyade askerler günde 13 saat yürüyebilecekler mi, yürüyemeyecekler mi? Bazı albay ve generallerin yönetme kapasitesine sahip olup, olmadıkları ispatlanabilecek. Bu operasyon, manevra polis operasyonuna benziyor. Ataşe militerleri davet etmediler. Ateşe militerler 31 Agustosta Elaziz’e gittiler. Askeri geçişi, defileyi izlediler. Bu manevralara kumandanlık yapan kişi General Kazım Orbay`dır. Devlet adına manevraları yerinde izleyen Konsey Başkanı Celal Bayar, Genelkurmay Başkanı Milli savunma Bakanı Mareşal Fevzi Çakmak, General Asım Gündüz, General Fahreddin Altay ile İzeddin Çalışlar.

kimyasal gazlar
Dêrsim de görevlendirilen ordu birlikleri:

 VI.Kolordu, I.Tugay ve Diyarbakır, VII.Kolordudan iki tugay, Tokat’tan VII.Kolordu, Erzurum’dan IX.Kolordu ve iki Tugay, Ararat Komando Taburu, Beyazıd İkinci Suvari Alayı, Urfa 14.Alayı, Tank taburu, 5 bombardıman ekibi. Bunlar 19 adet Breuguet ve Polonya malı P.Z.L. bombardıman uçaklar, Curtiss*Hawk casus uçakları, Vulte arama tarama, saldırı uçakları, Smolik, arama-tararma, bombardıman uçakları, Henkel, büyük bombardıman uçakları, toplam 50 uçak. Dêrsim deki askeri operasyona katılan asker sayısı, 35-37.000 kişi, 11.000 hayvan. At, katır, deve. 


Büyük manevra: Cezalandırıcı manevra başkaldıran Kürdlere karşı 10-20 Ağustos arası

Agustos ayı başında Erzincan ve Elaziz vilayetlerinin alanlarında seyyar, motorize ağır silahlı güçler eşliğinde askeri yığınak yapıldı. Bu güçler 10-20 Ağustos arasında hem Erzincan, hem de Elaziz’den Dêrsim e doğru harekete geçirildiler ve Dêrsimi sıkıştırmaya başladılar. Kürdlerin direniş merkezi havadan bombalandı. Türk ordusuna bağlı piyadelerde el bombalarını direnişçilerin bulundukları siperlere attılar. Küçük çarpışmalarda Türk ordusuna bağlı çok sayıda asker ve subay öldüler. Öldürülenler arasında E.M. Hüsrev de var. Kürd direnişçilerden çok sayıda ölü var. Çok sayıda Kürdü hapse attılar. Biz diyebiliriz ki, çok sayıda direnişçi yargılanmadan asıldılar. 


Operasyonun devamı 24-25-26 Agustos 1938, operasyon iki amaçlı bu bölgenin üzerinden silindiri geçirme, tümüyle ezme, her yerde arama-tarama yapıyorlar.  Amaç: son direniş noktasını, son direnişçiyi bulmak ve bütün halkı silahsızlandırmak.” 


Mustafa Kemal ölümünden 9 gün önce 1 Kasım 1938’de Büyük Millet Meclisi’ni açış konuşmasında: “Gurup halindeki çete hareketi yıllardır Tunceli de mevcuttu. Bazen tümüyle güvenliği tehdit eder duruma geliyorlardı. Onları kısa süre de safdışı bırakacak bir program uygulandı. Öyle bir uygulama yaptık ki, bir daha geçmişteki gibi davranamazlar. Bu operasyon tarihteki yerini aldı.” der.

“Tören sırasında askerleri izlerken; Manevraya katılan asker sayısı; Türkiye Dışişleri Bakanı Dr.Rüştü Aras, büyükelçimize Elaziz’de 50.000 askerin olacağını söyledi. Elaziz’deki tören-defile sırasında sayı daha azdı. 20.000 kişi vardı.Mareşal Fevzi Cakmak’ın askeri ateşelere yaptıgı açıklamada ise sayı 35- 37.000 olarak belirtildi.” 

30 Ağustos 1938’de Türk Ordusunda terfileri yükselenler ;

Korgeneralliğe yükselen: General Mustafa Kemal Dogan. 

Tümgeneralliğe yükselenler: M.Zeki Erokay, Recep Sualp, Kurtcebe Noyan, İsmail Hakkı Hakoğuz, Baki Vandemir, Sabri Bese, Abdullah Emir Koçak, Hassan Fahri Durudoğan, Hakkı Özgener.
Tuğgeneralliğe yükselenler: Fikri Erbug, Rıfat Mataracı, İsmail Ülker.

Dêrsim soykırımında görev alan kişiler ; 

Fevzi Mustafa Çakmak, 1856 -12 Nisan 1950 üst düzey siyasi-Genelkurmay Başkanı olarak.
Mehmet Kazım ORBAY, 1887- 3. 6. 1964,  III.Ordu komutanı, üst düzey subay olarak.
İzzetin Çalışlar, 1882 – 1951, üst düzey subay olarak.

Asım Gündüz,  1880 - 14 Ocak 1970, en üst düzey askeri yöneticilerden biri olarak.
Fahrettin Altay, 1880- 26.01.1974,  subay olarak.

Mustafa Kemal Atatürk, 1881-1938, hem asker, hem de sivil. Cumhurbaşkanı olarak.
İsmet İnönü, 1884 – 1973, hem asker, hem de sivil. Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak.
Celal Bayar, 1883 – 1985, Başbakan olarak.

Evin ÇİÇEK

Friday, 24 May 2019

DUYURULAR

AVRUPA PANELLERİ

******

1-) DANİMARKA AARHUS 

Aarhus Alevi Kültür Merkezi

 

3 Mayıs Cuma 18:00 

 

"DERSİM TERTELESİ ve ALEVİ KATLİAMLARINI KONUŞUP

MAYIS AYINDA YİTİRDİĞİMİZ  68 ÖNDERLERİNİ" ANACAĞIZ.

  Aarhus DK Panel afii

ADRES: BREDSIFTEVEJ 8, 8210 AARHUS

 

Not: 4 Mayıs Cumartesi Saat 10:00'da HEDENSTED AKM'de Kahvaltıda buluşalım. 

Tüm canları, dostları, yoldaşları bekleriz.

 ******

 

2-) ALM./BREMEN 

 

5 Mayıs Pazar  13:00

Bremen Cemevi 

 

"DERSİM SOYKIRIMI ve MAYIS ŞEHİTLERİ" PANELİ  

 Bremen panel afii 05.05.2019

 

Adres: Breitenweg 41, 28195 Bremen 

Tüm canları, dostları, yoldaşları bekleriz.  

****** 

 

4-) ALM./HAMBURG

 

6 Mayıs Pazartesi  18:30

"DERSİM TERTELESİ VE 68 ÖNDERLERİ" Paneli 

 Hamburg panel afii 06.05.2019

Adres: Nobistor 33, 22767 Hamburg

Tüm canları, dostları, yoldaşları bekleriz.

******