Kaçıncı Ölmem Bu Hain

Joomla Plugin

2 T. MMZ 2007

RED: 2 Temmuz 1993 Madımak Katliamının üzerinden 14 yıl geçti ? Geriye dönüp baktığımızda katliamı hazırlayan süreci anlatır mısınız ?

EY: 2 Temmuz 1993 Madımak katliamını anlatmadan önce yüzyılların öncesince gitmeliyiz. Tarih boyunca kimi zaman etnik nedenlerle, kimi zaman inançsal ve düşünsel nedenlerle kişiler ve toplumlar katliamlarla karşı karşıya kalmıştır. 

Büyük bir Alevi ve halk önderi olan Pir Sultan Abdal, yaşadığı dönemde Osmanlı’nın baskıcı, inkarcı, soyguncu ve katliamcı yönetimine baş kaldırmış, halkı örgütlemiş, ve bu uğurda darağacında şehit olmuştur. Bu anlamıyla Pir Sultan’ı ve tarihin varoluşundan bu yana kimi dağ başlarında, kimi darağaçlarında, kimileri derileri yüzülerek, kimi zindanlarda güzel yarınlar için mücadele edip, Pir Sultanca ölen tüm özgürlük sevdalılarını, güzel yarınların kurucularını bir kez daha saygıyla anmak ve onların isyancı, özgürlüklerden yana düşüncelerine sıkıca sarılmak gerekliliğinin altını çizmek gerektiğini düşünüyorum .    

Osmanlı,  Pir Sultanı, yani bu büyük isyancı, devrimci halk önderini sadece darağacında göndermekle yetinmemiş, deyişlerini, şiirlerini de yasaklamıştır. Ama tarihin akışının önünde kimsenin durdurulamayacağı gerçeği Pir Sultan Abdal ile de bir kez daha kanıtlanmış; halkımız 400 yıldan bu yana Pir Sultan’ın deyişlerini, türkülerini, şiirlerini kuşaktan kuşağa aktararak söyleye gelmiş ve önderini sahiplenmiştir.

Bu sahiplenmenin örgütlü bir güce kavuşturulması, 1976 yılında Banaz’da “Pir Sultan Abdal” adıyla bir derneğin kurulmasıyla hayat bulmaya başlar. Ve PSAKD’nin öncülüğünde her yıl Sivas, Yıldızeli, Banaz Köyünde Pir Sultan Abdal etkinlikleri düzenlenmeye başlanır. Yıldız Dağına bakan tepenin üstüne Pir Sultan Abdal heykeli de yaptırılır.  Ancak 12 Eylül askeri faşist darbesi yönetimi, diğer demokratik kitle örgütleri, siyasal partiler, sendikalar vb kurumlar gibi Pir Sultan Abdal Derneğini de kapatır.

Ankara’da 1988 de yeniden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği kurulur. Dernek her yıl Pir Sultan Abdal etkilikleri düzenlemeye başlar. 2 Temmuz Madımak Katliamı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin öncülüğünde düzenlenen etkinliklerin dördüncüsüne denk gelmiştir.

1–4 Temmuz 1993 tarihindeki etkinlikler demokrasi ve özgürlük yanlısı kesimlerin temsilcileriyle birlikte organize edilir. Bundan ötürü birçok demokratik kitle örgütü, aydın, yazar, sanatçı etkinliklere davet edilir. PSAKD’nin düzenlediği Sivas’taki etkinliklere yönelik saldırı, kendiliğinden spontane gelişen bir tepkinin sonucu değildir. Bu saldırı, düşünülenlerin aksine uluslararası boyutlu olduğu, Amerikan emperyalizminin onlarca yıldır gerçekleştirmek istediği, Batı Afrika’dan başlayıp, Balkanları kapsayan ve Orta Asya’ya kadar uzanan ve dünya coğrafyasının yeniden paylaşılması için uygulamaya koyduğu Büyük Ortadoğu Projesinin bir ürünüdür. Daha doğru bir deyişle bu projenin başlangıç tarihidir.

Madımak’ta, Amerika’nın soğuk savaş dönemindeki “Yeşil Kuşak Projesi” üstlendiği misyonu yerine getirmiş;  bu planın bir devamı olan  “Ilımlı İslam” formülü ile birlikte Büyük Ortadoğu Projesi devreye sokulmuştur.

Katliamdan günlerce önce ırkçı – şeriatçı, faşist örgütler, Malatya, Kahramanmaraş, Elazığ, Çorum, Tokat, Kayseri gibi çevre illerden militanlarını Sivas’a getirmişler, okulların tatil olmasına rağmen çoğu öğrenci yurtlarında ve özellikle de Belediye’nin ve dini vakıfların yurtlarında konuk edilmişlerdir.

Ayrıca aynı süreçte Sivas’ta halkın dini duygularını tahrik amacıyla bildiriler dağıtılmış, yerele basın organlarında “din elden gidiyor” gibi “Müslüman mahallesinde salyangoz satılıyor” içerikli manşetler atılmış ve camilerde özel toplantılar düzenlenmiştir. Sivas’taki sağcı, gerici yerel basın (Hürdoğan, Bizim Sivas, Hakikat, Anadolu, Yeni Ülke, Taraf) organları da tahrik edici haberlerle katliam sürecine yardımcı olmuşlardır.

2 Temmuz 1993 günü, Cuma namazından çıkanların bir kısmı Buruciye Kültür Merkezine saldırdılar. Kültür Merkezinde büyük bir direnişle karşılaşan saldırgan katiller geri çekildiler. Bu arada kültür merkezindeki insanlar, Dernek Yöneticilerince daha güvenli yerlere gönderildiler.

Giderek sayıları 10 -15 bine varan saldırgan güruh tekbir sesleriyle birlikte, yaklaşık olarak 150 kişilik sanatçı, aydın, yazar, semahçının konakladığı Madımak Oteline saldırdılar. Dönemin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Başbakan Yardımcısı, çeşitli bakan ve milletvekilleriyle yapılan sayısız telefon görüşmelerine rağmen, en ufak bir önlem alınmadı. Sivas’ta gerici, şeriatçı ve faşist bir ayaklanmanın provası, hem de  7,5 – 8 saat süren bir kalkışma provasından sonra, hem de  Hükümetin, Valiliğin, askeri birliklerin ve polisin gözlerinin ve gözetiminde  Madımak Oteli ateşe verildi. Bu arada bir grup saldırgan ise “Halk Ozanları Heykeline” yöneldi. Kazma ve balyozlarla heykeli parçalayıp sürüklediler …

 

2 temmuz 2007

RED:  Sivas’ın üzerine çöken yangın bulutlarının asıl nedeni, asıl hedefi nedir, kim veya kimlerdir ?

EY: Madımak katliamının oldukça iyi kurgulanmış,  planlı bir hazırlık süreci sonrası başlatıldığı son derece açıktır. Bugüne kadar emperyalistler dünyanın dört bir yanında etnik ve inançsal farklılıklar arasındaki anlaşmazlıkları derinleştirip, bu farklı kimliklerin birbirleriyle çatışmalarını sağlamak suretiyle, halkları ve farklı toplumsal kesimler birbirine kırdırma planlarını gerçekleştirmiştir.

Madımak öncesi de, ülkemizde bu plan adım adım sabırla uygulanmaya konulmuştur ve bu ayaklanma provasının gerçek amacı ülkemizde demokrasiyi, barışı yok etmek, insan hakları ve emek mücadelesini bastırmak, özgürlükleri ortadan kaldırmak, ülkede anti-demokratik bir yönetim anlayışını tesis etmeye yönelik olup; genelde ise BOP’ni hayata geçirmeye çalışmaktır.

Adına küreselleşme dedikleri, başını ABD ve Avrupa Birliği emperyalistlerinin çektiği bu sürecin amacı Orta Asya, Kafkasya ve Orta Doğu petrollerini ve doğal gaz,  yer altı – yer üstü zenginliklerini ele geçirmek ve kendi aralarında yeniden paylaşmak; bunun altyapısı için İsrail ve Türkiye’de, İran’da, Irak’ta, Afganistan’da üslerin kurulmak istendiği bir planın işletilmesi sürecidir bu …

Bu süreç emperyalistlerin, Türkiye ve benzeri ülkeleri askeri üs haline getirip; buralarda emperyalist jandarmalık görevini sürdürecek hükümetleri kurmak; ekonomik açıdan sömürü olanaklarını yeni pazarlarla yaygınlaştırmak, çeşitli etnik ve inançsal ayrılıkları körükleyerek ve bu ülkelerdeki işbirlikçi satılmış, ırkçı, faşist, gerici din tacirlerini taşeron olarak kullanarak halklar arasındaki kardeşliği de bozmaya hizmet etmektedir . 

RED: 35 insanın yakılarak yaşamını yitirdi. Devlet,  katliamın sorumlularının bulunup cezalandırılması için çaba sarfediyor mu size göre ? 

EY: Devlet yetkilileri katliamın hazırlanması koşullarında, yani saldırı öncesinde, sırasında ve sonrasında yeteri önlemler almamış; üstelik 8 saat süren katliam süresinde saldırgan katilleri adeta gözeterek – katliama seyirci kalmıştır. Katliam sonrasında da katiller, güvenlik güçlerinin yanında ellerini kollarını sallayarak kent dışına, bir kısmı da çeşitli Avrupa devletlerine gitmişlerdir. 

10-15 bin kişilik gerici, şeriatçı, faşist saldırganlardan sadece 35 kişi gözaltına alınmış, toplumsal tepki nedeniyle bu sayı biraz arttırılmıştır. Bütün gün boyunca süren gerici, şeriatçı, ırkçı, faşist bir kalkışma ve katliamdan sonra, gözaltına alınanların fezlekeleri Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasasına muhalefetten açılmış ve sadece 124 kişi tutuklanmıştır.

35 kişinin yakılarak katledilmesine, 60 kişinin yaralanmasına nende olan bu katliamın asıl örgütleyicileri ortaya çıkarılmadığı gibi, katliam sorumlularını koruyan ve savunanlar bu ülkede milletvekili, bakan ve iktidar olmuşlardır. Katiller sürüsünün avukatlığını yapan Şevket Kazan daha sonra Adalet Bakanı olabilmiştir

Dönemin cumhurbaşkanı: "Devlet güçleriyle halk karşı karşıya getirilmemelidir..." ve başbakanı : "Sivas'ta bazı üzücü olaylar olmuştur. Devlet oradadır... Otelin etrafını saran vatandaşlarımıza hiçbir biçimde zarar gelmemiştir. Onlardan ölen ve yaralanan da yoktur"sözleri katliamın yakıcılığını katmerleştirmektedir.

Birçok kişinin çeşitli Avrupa ülkelerinde yaşadıkları yerler tespit edilmiş olmasına rağmen, gerekli yazışma ve prosedürler yerine getirilmemiş ve katiller oldukları yerlerde yaşamlarına devam etmektedir. Burada özellikle çeşitli Avrupa ülkesi yetkililerinin faşizan ve insanlık düşmanı tavır ve uygulamalarını da birkaç sözcükle anlatmakta fayda var.  Örneğin Almanya, aynı tarihlerde Solingen’de yabancıların yaşadığı evin yakılması sonucu yaşamını yitiren 5 kişi için, yakılan evi müze haline getirmiş;  ancak kendi ülkesine kaçan Sivas Madımak Katliamı katillerinin ise ellerini kollarını gezerek ülkelerinde yaşamalarına göz yummuştur, yummaya devam etmektedir.

 

2 temmuz 2007 madmak

RED: Katliam sonrası Alevi Derneklerinin sayısı oldukça çoğaldı. Bunu neye bağlıyorsunuz ?

EY: 2 Temmuz 1993 Madımak Katliamı, belki de insanlık tarihinin en vahşi, en acı katliamlarından birisidir. Katliam sonrasında ülkenin değişik yerlerinde katliama tepkilerini dile getirmek, örgütlenmek, örgütlü güç haline gelebilmek ve toplumsal muhalefette yer almak için bir araya gelen Aleviler, çeşitli dernekler kurdular.

Bu derneklerde bir araya gelenler özelde Aleviliğin araştırılması, Alevilik konusunda sosyal, kültürel çalışmalar yapmak, Alevi kültürünü yaşatmak,  geliştirmek ve gelecek kuşaklara aktarmanın yanında, ülkedeki demokrasi, özgürlük, emek mücadelesine sahip çıkmak için faaliyetlerde bulundular.  Pir Sultan Abdal Kültür Derneği şube sayısı da Madımak Katliamı sonrasında büyük bir artış göstermiştir.

 

RED: PSAKD olarak katliamı lanetlemek ve Sivas Şehitlerini anmak için ne gibi bir program oluşturdunuz?

EY: Katliamın 14.yılında başta Ankara ve İstanbul olmak üzere ülkenin birçok yerleşim yerinde 26.06.2007 – 06.07.2007 tarihleri arasında, Emperyalizme, Faşizme, Yoksulluğa, Irkçılığa ve gericiliğe karşı mücadele haftası kapsamında bir dizi etkinlikler  ( miting, panel, söyleşi, açık hava etkinlikleri, mezar ziyaretleri) yapılmasına karar verdik.

2 Temmuz 2007 Pazartesi günü başta Sivas – Madımak olmak üzere sendikalar, demokratik kitle örgütleri,  partiler, meslek örgütleri, yöre dernekleriyle birlikte Ankara, İstanbul ve diğer illerde yitirdiğimiz canları anmak, katliamı bir kez daha lanetlemek için Anma Mitingleri yapılmasına karar verildi.

RED: Son olarak söylemek istedikleriniz?

EY: Sivas Madımak katliamının ardındaki tüm gerçekler aydınlatılmalı, katliamın gerçek sorumluları, dönemin sorumlu yetkilileri derhal yargı önüne çıkarılıp yargılanmalıdır. Bu katliamı sadece basit bir şekilde şeriatçıların Alevilere saldırısı ve Alevilerin katledilmesi olarak algılanmasının çok eksik ve yanlış olduğunu;  Sivas’ta ki katliamın arkasındaki asıl gücün emperyalistler, asıl amacın da dünyanın yeniden paylaşılması projesi olan Büyük Ortadoğu Projesi olduğunu bilmek gerekir.

İnsanlık tarihi üzerindeki bu vahşi ve kapkara leke Madımak Müze yapılarak ortadan kaldırılmalıdır..Ve son olarak şunu söylemek isteriz ki, 2 Temmuz 1993  Madımakta yitirdiğimiz 35 canımızı unutmamızı isteyenler bilmelidir ki, bu istem tam bir cehalet ve ihanet örneğidir.  Sadece Madımak’ı değil, Pir Sultan’ı, Bedreddin’i, Nesimi’yi, Hallac-ı Mansur’u, 30 Martları, 6 Mayısları, 18 Mayısları, 1 Mayıs 77’yi, 24 Aralık 1978’i, 12 Eylül 1980’i, 2 Temmuz 1993’ü, Gazi’yi, Ümraniye’yi, Ölüm Oruçlarını da unutmayacağız. Unutturmayacağız…

Biz bu ihanete ortak olmayacağız.. Madımak şehitlerimiz nezdinde tüm güzel yarınlar mücadelesinde yitirdiğimiz demokrasi şehitlerimiz, Simurg misali küllerinden yeniden doğacaklardır.  Ve bu duyguyla, bu yıl da Madımak Katliamını bir önceki yıldan daha güçlü şekilde ve yüreklerinde Madımak Katliamının acısını hisseden herkesle birlikte protesto edeceğiz.

Sivas’ı unutmak ihanettir!  

Unutmadık, Unutturmayacağız!

Erdal YILDIRIM

PSAKD MYK Üyesi / Kültür Sanat Sekreteri  

13.06.2007  

Wednesday, 19 Haziran 2019

DUYURULAR

AVRUPA PANELLERİ

******

1-) DANİMARKA AARHUS 

Aarhus Alevi Kültür Merkezi

 

3 Mayıs Cuma 18:00 

 

"DERSİM TERTELESİ ve ALEVİ KATLİAMLARINI KONUŞUP

MAYIS AYINDA YİTİRDİĞİMİZ  68 ÖNDERLERİNİ" ANACAĞIZ.

  Aarhus DK Panel afii

ADRES: BREDSIFTEVEJ 8, 8210 AARHUS

 

Not: 4 Mayıs Cumartesi Saat 10:00'da HEDENSTED AKM'de Kahvaltıda buluşalım. 

Tüm canları, dostları, yoldaşları bekleriz.

 ******

 

2-) ALM./BREMEN 

 

5 Mayıs Pazar  13:00

Bremen Cemevi 

 

"DERSİM SOYKIRIMI ve MAYIS ŞEHİTLERİ" PANELİ  

 Bremen panel afii 05.05.2019

 

Adres: Breitenweg 41, 28195 Bremen 

Tüm canları, dostları, yoldaşları bekleriz.  

****** 

 

4-) ALM./HAMBURG

 

6 Mayıs Pazartesi  18:30

"DERSİM TERTELESİ VE 68 ÖNDERLERİ" Paneli 

 Hamburg panel afii 06.05.2019

Adres: Nobistor 33, 22767 Hamburg

Tüm canları, dostları, yoldaşları bekleriz.

******

 

Makale Görünüm Sayısı
314513